HARAB MÂBED
Vardım eşiğine yüzümü sürdüm,
Etrafını bütün dikenler almış,
Ulu mihrâbında yazılar gördüm
Kim bilir ne mutlu zamandan kalmış.
Batan güneşlerin ölgün nigâhı,
Karartıp bırakmış o kıblegâhı.
Mazlum bir ümmetin baht-ı siyâhı
Viran kubbesinde gölgeler salmış.
İslâm’ın bahtiyar bir zamanında
Âb-ı hayat varmış şadırvanında
Şimdi harab olan sâyebânında
Dem çeken kuşların ömrü azalmış.
Âyât-ı hikmet var kitâbesinde
Bir ders-i ibret var hitâbesinde
Bağ-ı cennet olan harâbesinde
Tekbir sedâları artık bunalmış.
Hey Rızâ secdeye baş koy da dinle
Taşlar dile gelsin senin derdinle
Efsâne söyleyim, ağla hem dinle
O şerefli mâzi meğer masalmış.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder