Hz. Mevlânâ, nefsi kâfir olarak nitelendirir. O asla imana gelmez ve hiçbir zaman kişinin iman ve amellerle meşgul olmasını istemez. Onun işi gücü pislikten ibarettir. Birçok kötü sıfatıyla külah misali gafillerin başına oturarak kendini iyi bir şey gösterir. Onları boş şeylerle meşgul eder. Onların gözlerini bağlayarak kendilerindeki kötü sıfatları görmelerine mâni olur. Böylece kişi, yapmış olduğu fiil ve amellerini iyi görmeye başlar. Her ne zamanki kendine gelip ondan kurtulmaya, ona karşı ayak diremeye kalkışsa veya Allah’a tövbeye yönelse onun yoluna durarak onu geri döndürür. Hatta tövbe etmiş olsa bile onu tövbesinden tekrar tekrar döndürmeye çalışır. Bunda muvaffak da olur.[1]
“Sapıklık âleminde her kele bir külah vardır. Çirkin kâfir ve işi gücü pislikten ibaret nefis diyorum ya.[2]
Tövbe etmekte, ayak diremeye çalışmaktaydı. Fakat kâfir nefis, tövbesini bozdurup dururdu.[3]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder